Zoraki “Gibi”

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Uzuuuunca bir süredir Araf’ta kalmışlık yaşayarak geçmişle gelecek arasında sallanmaktayım. Bu size bir “merhaba” yazısı.  “Gibilerden Gibi” olarak haftada bir; size ne gibi olduğumdan/olduğundan, ne gibi yaşadığımdan/yaşandığından, nelerin “gibi” nelerin “keskin” olduğundan, ne gibi gözüktüğünden/gözükmediğinden, -kısaca içinde “gibi” olabilecek birçok travmadan- bahsedeceğim. Birlikte biraz günlük tadında “kafa açmalık” varoluşsal krizler yaşayacağız.

“Her acı ve her mutluluk, bir çivi gibi ruhu bedene çiviler.”

Platon

Şu sıralar kendi bedenimde üç maymun taşıyor gibiyim.

Mesela duymuyorum. Sırf duyasım olmadığından duymuyorum.  Şehrin gürültüsü, dıptıslı dıptıslı yaz şarkıları, radyodaki milyon demagojiyle süslenmiş aptal ajans haberleri, iş makinelerinin ve alet edevatların o kulak tırmalayan sesi, patronumun emir kipleri, telefonda dert anlatan arkadaşım beni yorduğu için duymamayı tercih ediyorum.

İyi mi yapıyorum?

Mesela görmüyorum. Cidden, göresim olmadığından he. Mesela gazete okuyunca çok fena tribe giriyorum; cinayetler, zamlar, ülkelerin birbirlerine şekil koyması, grevler, reklamlar filan çok sıkıcı, ne gerek var yahu?İnsanların suratları asık, bakıp neden modumu düşüreyim ki abi? Görmezden gel gitsin! Geçen ayağımın dibinde güvercin ölüyor, araba ezmiş. Hemmmmen gözlerimi devirdim! Çünkü bakmazsam, ölmüyor. Görmedim ki! Görmediğim şey nasıl ölsün? İşte, akıl sağlığımı korumak için bulduğum yöntem bu.

İyi yapmıyor muyum?

Mesela söylemiyorum. Zaten görmeyip duymayınca anlatılacak pek de bir şey kalmıyor, boş rivayetlerden veya varsayımlardan bahsediyorum yalnızca. Kulaktan dolma “-mış”larla birlikte boyuna sallıyorum. En çok da sevdiğin insanlara kolpalarsın ya hani, ben de öyle yaptım. Çok sevdiğimi çok söyledim mesela, çok nefret ettiğimi söyledim veyahut. Hatta hiçbir şeyi “keskin” söyleyemedim, hep “gibi” kaldı, hep “-mış”lı oldu sonra. Yalanlarla mutlu oldum.

Yanlış mıyım?

Sanırım şu anki dünyada, huzur ve mutluluk için ağır vicdansız olmak gerekiyor. Bunu anladım. Kalbinizi sökün ve zihninizi uçak moduna alın. Başka türlü yaşamanızın pek mümkün olduğunu sanmıyorum.

Paylaş.

About Author

Nasılsınız? Ben hep gibi gibiyim. Gibiler kadar muğlak, gibiler kadar erken davranılmış ve bir o kadar geç kalınmış. Neden mi gibiyim? Çünkü esasında her şey gibidir. "Kesin" kalan bir şey var mı? Keskinlik, mesela; darbe alıp körelene kadardır. Bu yüzden hep muğlak ve gibi'yiz işte... Mekan-ı daim Araf, kaldık hep bitaraf...

Leave A Reply