A Takımı | Orijinal Bir Yapım

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Sadece delilik olarak nitelendirilen görevleri kabul eden otoriter bir albay (Liam Neeson), görevler esnasında halk tabiri ile üç buçuk atan ama geride de kalamayan adrenalin bağımlısı bir teğmen (Bradley Cooper), ölümle burun buruna gelmekten zevk alan kaçmış keçilerin vücut bulmuş hali bir yüzbaşı (Sharlto Copley), yüzbaşı ile ilk defa uçtuktan sonra uçak korkusu oluşan iki sopa 5 metre ipten tank yapabilen hava komandosu bir onbaşı (Quinton Jackson), yarım kilo çekirdek ve bir demlik çay eşittir bol miktar haz ve huzurlu bir uyku.

PEŞİN PEŞİN UYARIYORUM: SPOİLER

Ha birde şuradan filmin ilk hali olan dizinin efsaneleşmiş müziğine ulaşabilir, yazımı okurken dinleyebilirsiniz

(eminim bir yerlerden tanıdık gelecek):

Seksenlerin efsane dizilerinden birisi olarak anılan ve adı Türkçeye düzgün olarak çevrilen sınırlı yapımlar listesine dahil eski bir dizinin filme alınmış hali. Oyuncularına bakıldığında ise genellikle sağlam bir kadro görüyoruz. Özellikle başrol oyuncularını ele alırsak:

Yaşına rağmen genç aksiyon oyuncuları ile güreşe kalkan, paçalarından tecrübe akan, Hollywood’un yaşlı tekesi Liam Neeson, verilen rol üstünde sırıtmayan sınırlı üretim adamlardan Bradley Cooper zaten yapımın niteliği hakkında fikir veriyor. Bu isimlere destek olarak ise Jessica Biel ve Sharlto Copley arkada kalan ufak detayları doldurarak kadroda açık yer bırakmıyor.

Bu filmde tanıştığım Quinton Jackson ise akşam antremandan çıktıktan sonra arka sokaktaki stüdyoya uğrayan MMA dövüşçülerinden bir tanesi. Asıl mesleği güreş olmasına rağmen filmdeki yeri sırıtmıyor ve başarıyla kadroya uyum sağlıyor. Kendisini başka filmlerde görür müyüz bilemesem de şu aralar MMA sporcuları arasında Hollywood’a geçiş biraz popüler. Kadroda sevmediğim tek isim ise Patrick Wilson, genelde filmlerde 2. plan roller oynayan bu isim kadroda sevmediğim tek adam (Hiçbir rol mü gitmez bi adama arkadaş). Bu filmde ise başarılı oyuncu kadrosu ile beraber kavrulup göze dokunmuyor.

Yönetmen koltuğunda oturan Joe Carnahan, genel olarak IBDM puanı 6,5-7 arası filmler yönetmiş, puanı biraz düşük gibi görünse de izlediğinize pişman olmayacağınız filmler. Yönetmen biraz da olsa fizik kurallarına ters papuç giydirip oyunculara tankla tüpsüz dalış yaptırarak, helikopterleri termal füzelerden akrobasi manevraları ile kaçırarak, mermiye kafa atan, mevzuya balkondan atlayan yurdum insanına filmi sevdiriyor.

Filmin konusuna dönelim: Film takımın toplandığı ilk görev ile başlıyor, kimin neler yapabildiği anlatılan bir önsöz tadındaki yeterli miktarda aksiyon ekilmiş ilk görevin ardından filmimizin giriş kısmı başlıyor.

Irağın göbeğinden Amerikaya mali açıdan büyük zarar verebilecek önemli materyallerin çıkarılması görevi, yeter miktarda özel efekt, bir miktar aksiyon, orijinal ve cesaret gerektiren bir plan ve yeter miktarda Amerikan propagandası ile harmanlanarak bitirilmeye çalışılıyor. Başroller tam karargaha girdi iş tamam diyoruz ki milletin silahları indirdiğini düşündüğümüz anda birden olaylar gelişiyor ve bu önemli materyaller ortadan kayboluyor. Üstüne de ihale bizim emektar takıma yıkılıyor.

 

İşin buradan sonrası artık olayların ayrıntılı olarak anlatıldığı gelişme evresi. Eski bir klişe olan takımı tekrar toplama repliği gün yüzüne çıkıyor. Kaybedilen materyalin peşine düşülüyor, tabii ki takımın peşine düşen aynasızlar ile birlikte. Tabii ki filmin bu noktadan sonrası klasik, kötüler yenilir, iyiler kazanır. Tabii ki de bizim ilgimizi çeken şey bu sonuca giderken yapılan türlü ali cengiz oyunları ile bunları süsleyen yakışıklı ve güzel oyuncular ve arkalarında patlayan görsel efektler. Bu yapımda da arka plana yedirilmiş efektler oldukça başarılı (Hollywood tabi).

Her ne kadar beğensek de bu güzel filmde de bazı mantık hataları tabii ki mevcut. Bradley Cooper ın bir sahnede 3 vinci de aynı anda kullandığı bir sahnede, bir eli ile tekini, öteki eli ile diğerini kullandığını varsayarsak üçüncü vinci nasıl kullandığını ciddi manada merak ediyoruz ki biz burada sağ elimizi masaya vururken aynı anda sol elimizi sağa sola oynatamıyoruz, kendisi aynı anda 3 vinç ile oynayabiliyor.

 

SONUÇ:

Olmazsa olmaz bir film değil lakin ağızda güzel tat bırakıyor. Orijinal aksiyon sahnelerine ve orijinal bir senaryoya sahip, dizi olduğu zamanlardaki hayranlarını üzmeyen seriye yakışır bir yapım. Ayrıca eski oyunculardan Dirk Benedict i ve eski bir bölüm de senaryoya katılarak eski hayranlara bir jest yapılıyor. Çekimler gayet başarılı ve efektler ise sırıtmıyor. Aksiyona biraz mizah ve biraz da mantık katılarak aksiyon severleri salondan tatmin olmuş şekilde uğurluyor.

 

Şuraya ise A Takımını 90ların efsanelerinden bir tanesine dönüştüren efsane kadroyu bırakıyorum

Paylaş.

About Author

Ne kadar ağzımı tıkasa da hayat, zihnimden sızıyor yalancı çıkmak istediğim düşüncelerim; yaşama dair, topluma dair, bireye dair...

Leave A Reply