Gölgesizler | Kafanızı Yoracak Bir Film/Kitap

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Gölgesizler..

Zaman ve mekanın dışında işlenmiş bir “hiçlik” göstergesi. Bir nevi “Zamanın
dışına taşmış insanlar gerçekte var olmuş mudur?” sorusuna saatlerce kafa yordurtacak bir film.

Filmde olanları anlamak deyim yerindeyse iğne deliğinden deve geçirmekle eş değer.
Oysa film bir senaryo dahilinde uygulanmış. Tam “çözdüm ben” dediğinde olayı
darmadağın eden bir şey gelişiyor. En kötüsü de deveyi iğne deliğinden tam geçirecekken
filmin bir kitaptan uyarlama olduğunu fark ediyorsun.

Tam burada film seni de içine alıyor ve karşına belki de zamanın en iyi yazarlarından Hasan Ali Toptaş’ı çıkartıyorZaten filmin bir kısmında yazarı ve filmin o güzel müziğini yapan Candan Erçetin‘i görmek filmin havasını bahar sabahına dönüştürüyor.

Bu sizi yanıltmasın. Çünkü her bahar ilkbahar olacak diye
bir şey yok değil mi? Belki de kış yaklaşıyordur ki zaten öyle oluyor ve “nereye atladık biz ya” diyorsunuz…

Hasan Ali Toptaş’a dönersek filmle ilgili yaptığı yorumlar tüm çözüm yollarımızı kapatıyor. Çünkü filmin kurgusu olayları bir nevi çözmüşken kitapta böyle bir çözüm yolu yok diyor Hasan Ali Toptaş.
Filmin sonu nereye çıkıyor diye bir soru dahi yöneltiliyor yazarımıza “Vallahi ben de bilmiyorum” cevabı asıl hiçliği kitapta bulabileceğimiz fikrini aydınlatıyor. İkinci gün kitapçılarda Gölgesizler’i ararken bulursanız kendinizi şaşmayın..

Gelelim kitap mı film mi ikilemine.

 

Her zaman ilk kitabı okuyun ki olayı filmde belirlenen kişilere bağlı kalarak kısıtlamayın ve kendi kişilerinizi oluşturarak benimseyin derim. Fakat bu film için bir ayrıcalık yapabiliriz. Yani konu Gölgesizler ise ilk filmini izlemekte fayda var.

Çünkü filmde hiçlik ve zamanda kaybolmuşluk kısmi olarak yanıtlanırken kitapta olay akışı farklı olduğundan bu  soruların cevabını kendimize göre verebileceğimiz şansını bize kazandırıyor…

Paylaş.

About Author

Leave A Reply