Birkaç Başlıkta Cocker Sahibi Olmak

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Merhabalar.

Ben Batuhan fakat adım dışında her türlü isim ile çağırılıyorum. “Batu, Batuş, Big, Biggie, Furby, Pony, (her annenin gözünde olduğu gibi) Minik Kuş…” bu liste uzar gider. Bundan rahatsız değilim. Sonuçta her insan için aynı kişi olmak zorunda değilim.

Okumayı severim. Şimdiye kadar yazının diğer tarafında durdum ilk defa kalemi tutan taraftayım (şiir denemelerimi saymazsak). Yazdıklarımda muhtemelen felsefe, edebiyat, bilim ve evcil hayvanlarım üzerine yazacağım. Üniversiteye başladığımda da hukuk üzerine yazabilirsem yazarım.

Bugün sizler için seçtiğim konu: Yavru köpekler daha da özelleştirmek gerekirse Cocker Spanieller.

Niye bu konuyu seçtin derseniz geçtiğimiz aylarda bir yavru evlat edindim. Cocker Spaniel. İnanılmaz hareketli, günün her saati enerjik ve ilgi aşığı zor bir ırk. Henüz yavru olmasından sanırım onunla ilgilenmediğim zamanlarda havlayıp (tam havlama da denemez; uluma, ağlama karışımı bir sesle) beni çağırıyor. Bu durum yanına gidene kadar kesinlikle bitmiyor. Bir de sabahın beşinde olduğunu düşünün. Yorucu. Başlarda çok zorlandım diyebilirim ancak gözlerine baktığınız andaki mutluluğu, size dokununca gözlerini yumup sevgiyle kuyruk sallaması tüm yorgunluğunuzu alıp götürüyor. O minik burnunu ısırasınız geliyor. Düşünsenize size sonsuz ve karşılıksız sevgiyle bakan bir çift göz.

Evlat edinmeden önce bilmeniz gerekenler var tabii.

Öncelikle bu iş çocuk oyuncağı değil. Evlat edineceğiniz yavrunun bir canlı ve sizin gibi duygulara sahip olduğunu bilmelisiniz. Yazlık eğlence olarak köpek alınmaz. Doğum günü hediyesi olarak alınmaz. Kapının önünde yatsın diye alınmaz. Ortam yapayım diye alınmaz. Yanımda dolaşsın mahallede hava atayım diye alınmaz. Bir evlat ediniyorsunuz, ciddi olmalısınız.

Gelelim köpek sahibi olmanın getirilerine

Bir asistana ihtiyaç duymazsınız çünkü gününüzü o planlar

Cocker ırkı gerçekten çok hareketli bir ırk. Gün içinde enerjileri hiç tükenmediği için sık ve uzun süreli egzersize ihtiyaçları var. Eğer çok şanslı değilseniz bu ırkı otururken, yatarken veya dinlenirken görmeniz zor. Canı sıkıldığında onu evde, bahçede tutmazsınız sahada devleşerek ortalama üzeri bir orkestranın çıkarabileceği tüm sesleri çıkarabilir. (Kendime not: Bunu kullanabilirsen birlikte güzel işler başarabilirsin) Onu evde bırakıp gezmeyi mi düşünüyorsunuz? Bir daha düşünün. Siz gelene kadar bütün komşularınızı mahalleden taşınmaya ikna edebilir. Yürürken yolun sağından gideceksiniz öyle mi? Hah hah ha! Güldürmeyin beni yavrucuğunuz nereyi isterse oradan yürümek zorundasınız. Yetiştirmeniz gereken bir ödeviniz / işiniz var. Hayır hayır, o el bu kafaya gelecek! 

Sizi tam bir köpek uzmanı yapar, “Acaba başka ne özellikleri varmış?” derken bir de bakmışsınız ki ırk ile ilgili tüm kaynakları okumuşsunuz.

 

Cocker ırkı neşeli, uysal, çocuk dostu, saygılı ve iyi huylu bir ırktır. Tanıdık tanımadık ayırt etmeden insanların yanında her zaman mutludur. Diğer ırklarla uyum sorunu yaşamazlar. Sahibine çok düşkündürler. Temastan hoşlanırlar, yavrumuz ilk birkaç hafta evin salonunda aile bireylerinden biriyle sırt sırta uyudu . İyi eğitilirlerse öğrenemeyecekleri komut yoktur. Eğitim sürecinde baskın olmalı ve disiplinden taviz vermemelisiniz. Yoksa itaatsizlik eğilimleri vardır. Dişleri keskin ve sivridir ancak istisnalar dışında ısırma huyları yoktur.  Bence biraz ürkütücü düzeyde akıllıdırlar. Mesela tuvaletini yapar yapmaz eve sokarsanız bir daha çıkardığınızda 1-2 saat fazladan tutarak sizi gezdirirler. (Benim aklıma gelmezdi) Kıskançlık derseniz o da var. Yanında başka bir köpeği severseniz vay halinize. 

İşlevsel olarak değerlendirirsek,  İsveç çakısı ile cep bilgisayarı arasındaki yerini alacaktır.

*Çok hassas burnu ve kulakları Cocker’ları iyi birer avcı yapar. Özellikle kuş avı konusunda gerçekten başarılıdırlar. İsimleri de buradan gelir. Kıvrak, hareketli ve dayanıklı yapıları onları en zor arazi şartlarında bile ortama ayak uydurmaları konusunda avantajlı hale getirir.

*Anlama kapasitesinin yüksekliği sayesinde bir şov köpeği haline getirilebilirler. Vereceğiniz komutları harfi harfine yerine getireceğinden şüpheniz olmasın.

*Bebek bakıcılığı yapamasalar da bebekler ile çok iyi anlaştıklarından çocuğunuzun büyüme sürecinde ona gerçekten çok iyi bir arkadaş olabilirler.

*Uzun tüyleri ile tam bir süpürge görevi görürler. Ne kadar toz, yaprak, diken vb. varsa hepsini toplarlar. (Ah gerçekten sürekli çalı parçası ayıklıyorum tüylerinden. )

Uzun lafın kısası:

Bir hayvan evlat edinmeyi herkese tavsiye ederim. Size farklı bir boyutun kapılarını aralıyor. Sizi sorumluluk sahibi yapıyor. En önemlisi de sizi karşılıksız seviyor.

Ailem izin vermiyor, evimiz müsait değil gibi bahaneleri kabul etmiyorum. Bir hayvanı evlat edinmek illa onunla birlikte yaşamak demek değil. Sokaklar sahipsiz hayvanlarla dolu. Onlardan biri ile yiyeceğinizi, sevginizi paylaşabilirsiniz.

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author

Sanat, edebiyat aşığı, şiir ile uğraşan, okumayı yazmaktan daha çok seven, her çeşit canlı ile iletişim kurabilen biriyim. Uzun cümleleri severim, karmaşık anlatımdan hoşlanmam. Görüş ve önerilerinizi twitterdan @batuhanderki hesabına iletebilirsiniz.

Leave A Reply