Bir İdam Mahkûmunun Son Günü | Oku-Yorum

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Yarın idam edileceğin bilsen, bugün hücrende neler düşünürdün, neler hissederdin?

Kitabın yorumunu okumadan önce sana sorduğum sorunun cevabını düşün.

Düşünmesi bile sarsıcı öyle değil mi? Kitapta saniye saniye okuyorsunuz bu sorunun cevabını.

Victor Hugo ile tanışmam bu kitapla oldu ve bıraktığı ilk izlenim harika.

İdam cezasına çarpıtılan bir mahkûmun son günlerini, dakikalarını, hatta saniyeleri anlatıyor bize bu kitapta yazar.

Ne bizi karar mercine koymuş, ne yargılatmış suçunu; yalnızca anlatmış. Aslında anlatmak istediği suçu ne olursa olsun böyle bir cezanın insanlık dışı olduğu. Zaten yazar idam cezasının kalkması ümidiyle yazmış kitabını.

Okurken öyle bir hissediyorsunuz ki kelimeleri, öyle bir dehşet kaplıyor ki beyninizi, anlatılamaz. Victor Hugo’nun harika kalemi ile kelimeler sayfadan çıkıp beyninizde canlanıyor, ruhunuz olay yerine ışınlanıyor ve bedeniniz olduğu yerde çakılı kalıyor.

İdam cezasına karşı ya da cezayı destekler nitelikte bir düşünceye sahip olmanız sizin etkilenip, etkilenmeyeceğinizi tabi ki bir derece etkiliyor ancak Hugo kelimeleri öyle güzel seçip yan yana koymuş ve hissederek yazmış ki bu durum sizin düşüncelerinizin önüne geçiyor. Ne düşünürseniz düşünün Hugo beyninize sızmayı başarıyor. Bir bakmışsınız empati yapmışsınız, kalbiniz sızlamış.

İdam mahkûmunun giyotine giden yolda düşündükleri, insanların nasıl merak içinde o anı izlemek için vahşice beklediklerini sanki oradaymışçasına okudum, yaşadım.

Bir olaydan yola çıkarak birçok toplumsal eksiklikleri, hukukun yanlış işleyişini, insan olduğumuzu, psikolojimizi, empatiden ne kadar yoksun olunduğunu anlatmış bize. Hümanizmin en kült eserlerindendir bana göre.

Bittikten sonra elinizde kitap ile bir süre oturduğunuz yerde kalıp etrafa bakınmanız muhtemel. Zaten kısa bir kitap tek oturuşta bitirebilirsiniz ki ben daha yoğun ve sürekli hissetmeniz için böyle yapmanızı öneririm.

Ben Victor Hugo’nun kalemini çok sevdim ve sizin de seveceğinizi düşünüyorum.

Okuyun arada böyle yüreğinizi dağlayacak kitapları.

Birkaç alıntı bırakıyorum sizlere.

Sadece onun tesellisine ihtiyaç duymak ve bunu yapması gerektiğinden habersiz olan tek kişi olduğunu anlamak!

Her insan günü belli olmayan bir idam mahkûmudur.

İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır.

Manevi acının yanında fiziki acının ne önemi var?

Bu içeriği de beğenebilirsiniz

Dövüş Kulübü | Oku-Yorum

Paylaş.

About Author

Leave A Reply