Şiir ve Güzellik

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

“Güzelliğin on par etmez

Bu bendeki aşk olmasa” demiş Aşık Veysel.

Şiirde güzellikten bahseden şair acaba şiirin güzelliğinin farkında mıdır?

Güzellik kavramını araştırdığımız iki farklı bilimle karşılaşırız sanat felsefesi ve ondan daha geniş olan estetik bilimi. Estetik bilimi içinde güzelliği farklı felsefeciler tanımlanmıştır. Örneğin Platon’a göre güzellik, iyi ve doğru olan.

Aristoteles’e göre güzellik, ahenk orantı ve düzen

Kant’a göre doğadaki güzellik, onu görende hayranlık uyandırır. Pratik amaç gütmez.

Hegel’e göre şeylerdeki güzel, zihin onlara bakarken onlarla bütünleştiği sürece güzeldir.

Yukarıdaki örneklere baktığımızda Aristoteles güzelliğin matematiksel kısmıyla ilgilenmiş. Kant daha çok duygulara yönelik bir betimleme yapmış. Hegel yeniden doğuma dikkat çekmiş. Ona göre doğadaki bir ağacın resmi çizildiğinde resimdeki ağaç, doğadaki ağaçtan daha güzeldir. Muhtemelen yapan kişinin kendisinden bir şey kattığı için bu tür bir güzellikten bahseder.

Hegel, güzelliği öznel olarak değerlendirilmiş. Bakan göz olmasa nesnede güzellikten bahsedilemeyeceğine değinmiş. Bir de Hegel’in zıttı bir görüş vardır. O da güzelliğin objektif olduğu görüşüdür. Ona da şu örnek verilir. “Selimiye, dünyada hiç bir insan kalmasa da güzeldir.”

Güzele dair bu kadar konuştuktan sonra şiirde güzellikten bahsedilebilir. Öncelikle her ne kadar öznel mi nesnel güzellik mi karar veremesek de bence iki türlü de güzelliği görebiliriz. Öncelikle şiirin düzenli bir şekilde dizeler halinde devam etmesi (serbest şiirde bile bir şekilde uyak vardır) şiirin başlığının ne çok kısa ne çok uzun olması, şiirin bir şey anlatma derdinin olması (Bir sürü şeyden bahsedip kafa karıştırıcı olmaması.) akıcı olması nesnel bir güzelliktir.

Okuyanın kendinden bir parça bulması, belki şiiri okurken yeniden anlamlandırması ise özneldir. Böylelikle şiirde güzellik tamamlanır.

 

Paylaş.

About Author

Leave A Reply