Çağımızın Korkunç Gerçeği: Yaşayarak Ölmek

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Az az ölüyoruz her gün. Yağmurdan havadan söz eder gibi, insanın her gün az az öldüğünü görüyorum, her yanda gördüğüm insanların.

                                                                                                      Cahit Zarifoğlu

Sabah uyandığınızda yeni bir karar vermiş olun. Deyin ki bugün hiçbir şeyi gözden kaçırmayacağım, her şeye dikkat kesileceğim ve bugünümü seveceğim. Artık yataktan çıkıp hazırlanma vakti. Ama dur! Önce güzelce bir gerin bakalım. 

Yola çıktın mı? Bu seferlik farklı bir şey yapacağız. Kulaklığınızı takmayı unutun. Biliyorum sizi yalnızca şarkılar anlıyor, kimse anlamıyor. Ama unutmayın, siz de birilerini anlamaya çalışmıyorsunuz. Şimdi ikinci aşamaya geçiyoruz. Tanıdığınız tanımadığınız herkese gülümseyin, özellikle esnafa selam vermeyi ihmal etmeyin. Belki şu an arabanıza biniyorsunuz, belki de toplu taşıma aracına. Ne olursa olsun unutmamanız gereken bir şey var: yüzünüzdeki tebessüm. Eğer toplu taşımadaysanız tonton teyzelere, güler yüzlü amcalara yer verin. Çevrenizdeki telefonlara odaklanmış insanları yok sayın. Unutmayın, siz de dün onlardan biriydiniz. Çevrenize göz atın, dikkat etmeniz gereken şey kitap okuyan insanlar. Gördünüz mü? Gülümseyin! Hala umut var.

Şu an belki okulunuza geldiniz, belki işe, belki eve… Bu aşamada yapmanız gereken tek şey odaklanmak! Derslerinize, toplantınıza, evinize, ailenize… Ne iş yapıyorsanız ona. Nasıl gidiyor? Daha mutlu olduğunuzu hisseder gibiyim.

Dünyada yaşanmamış işler çoktur çocuğum

Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz

De ki bütün işe yarayanlar

İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

                                                    Aziz Nesin

Eveet! Gün sonu geldi. En sevdiğiniz zaman dilimi, kendinize zaman ayıracaksınız. Önce güzelce yemeğinizi yiyin. Şimdi de hoşunuza giden herhangi bir içecek hazırlayın. Elinize sevdiğiniz bir şey alın ve okumaya başlayın. Bir kitap, bir dergi, bir gazete… Herhangi bir şey. Yeterince okuduğunuzu düşündükten sonra kalkıp bir meyve tabağı hazırlayın kendinize, böyle bol vitamin deposu. Yanında bir film açabilirsiniz veya bir dizi. Bu da mı bitti? Biraz da ailenize zaman ayırın, günün kritiğini yapın hep birlikte. Odanıza geri döndüğünüzde gün içerisinde çalışmış olduğunuz şeyleri çıkarın ve göz atın. Unutmayın, uyku öncesi okunan şeyler akılda kalıcıdır. Şimdi uyku vakti!

Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağlantısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır.

                                              Nazım Hikmet Ran

Günün sonunda kendinize hatırlatacağınız tek bir şey var. O da sevmeniz gereken tek şey kendinizsiniz. Kendinizi severseniz herkesi seversiniz. Çünkü, sevmekle başlar her şey. Hayat şarj aletlerinin kabloları kadar kısa lakin sizin özgürlüğünüz bu kadarla sınırlı değil, olmamalı da. Hayata hep pozitif bakmaya çalışın. Unutmadan, seni seviyorum!

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

Leave A Reply