Yoksa Bilmediğiniz Bir Kuşak Daha mı Var?

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

 

Daha önce X, Y ve Z kuşağı tabirlerini duymuşsunuzdur. Genelde X, Y ve Z kuşağı konuşulur. Aslında dört kuşak vardır. Onlar mı kim?

Onlar “Baby Boomers”lar. II Dünya Savaşı sonrası “Çoğalmak İyidir!” gibi sloganlarla gerçekleştirilen romantizm ve hümanizm akımlarından etkilenen reklamlarla desteklenen bir nüfus hareketi başlatılmıştır. Reklamlarla desteklenen ilk nüfus hareketidir. Artan refah düzeyinin de etkisi ile bir nüfus patlaması olmuştur. Yaklaşık bir milyon bebek dünyaya gelmiştir. Onları “Patlama Bebekleri” ya da “Sandviç Kuşağı” olarak isimlendirebiliriz. Neden mi sandviç kuşağı? Çünkü zor ve yoksul günlerde dünyaya gelmişler, aynı evde hem çocuklarına hem de yaşlı anne ve babalarına bakmışlardır.

     X, Y ve Z kuşağına göre sadakat duyguları yüksektir,  kanaatkarlardır. Bir türlü gelişen teknolojiyi benimseyememişlerdir.  Ancak istisnalar da yok değildir; tweet  atan 65 yaşında bir amca görmeniz olasıdır.
Bu kuşak günümüzde kullandığımız, yaptığımız çoğu şeyi borçlu olduğumuz kuşaktır. Savaşın ardından hızlıca toparlanmaya çalışan dünyanın büyük destekçisidirler. Büyüyen baby boomersler 1960’lı yıllarda televizyonu icat etmişlerdir. 1970’li yıllarda fastfood olarak adlandırdığımız yiyecekleri tüketmeye başlamışlardır. Artık yetişkin olan baby boomerslar 1980’li yıllarda gayrimenkul işine atılıp gayrimenkul sektörünü geliştirmişlerdir. 1990’lı yıllara geldiğimizde artık yaşamak için tüm şartlar elverişliydi,  refah düzeyi yükselmişti. Baby boomerslar zenginleşmişti. Artık yaşam kalitesini yükseltmek için adım atmalıydılar. Mikrodalga, çeşitli elektronik aletler,  internet ve cep telefonunu icat ettiler. Kısaca olmazsa olmaz dediğimiz ne varsa onların elinden çıktı. Yıl 2000 olduğunda ise 50li yaşları geçmişlerdi, paraları da vardı. Yaşlanmak ve ölmek istemiyorlardı. Bu yüzden sağlık ve güzellik-bakım sektörünü canlandırdılar.

     Baby boomerslar küllerin arasında doğup dünyayı küllerden temizlemişlerdir. En zor günlerin ardından doğup; yaşama ve mutluluğa sıkı sıkı sarılmışlardır. Yaşadıkları her anın kıymetini bilmişlerdir. Onlar yaşamak için çalışmışlardır.

 

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author

Ben Şeyma, biraz deli dolu, biraz girişimci, dolu dolu iktisatçı. Evet yanlış okumadın, belki de tanıdığın bölümünden memnun ve mutlu olan tek iktisatçı olabilirim. İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda bölüm temsilcisiyim. Öğrencilik yıllarımı verimli geçirmek için elimden geleni yapıyorum.

Leave A Reply