Özgürlüklerin Ülkesinde Uber

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Uber Türkiye’de günden güne daha çok bilinir hale geldi. 12 Mart’ta Uber’e dava açıldı.  Uber’i anlamak için onun en rahat olduğu ülkeye göz atmakta fayda var.

Gençler Uber’i tanınır kıldı

Uber Amerika’da 2009’da faaliyet göstermeye başladı. San Francisco’da başta mobil uygulama olarak tasarlandı ve işletilmeye başlandı. Başta Kaliforniya eyaletinde yaygınlaşan bu uygulama özellikle taksiye göre daha uygun fiyatlı olduğu için öğrenciler tarafından kullanılmaya başlandı. Üniversite öğrencilerinin büyük araçlarla ücretini paylaşıp havalimanına daha uygun fiyatlarla gitmeye başlamaları Uber’in tanınırlığını arttırdı.

Teknolojiyi gençler daha aktif bir şekilde kullandıkları için de uygulamanın bilinirliği sosyal medya ve Apple Store, PlayStore gibi mecralarda arttı. Gençler Uber’in tanınır olmasında oldukça etkili oldu diyebiliriz. Amerika’nın oldukça büyük bir ülke olması ve gençlerin de arkadaş grupları içinde yolculuk planları yapmaları Uber’in felsefesini belirginleştirdi.

CEO’lar ve Ünlüler Uber’i tercih ediyor.

Uber Türkiye’de XL ve normal taksi boyutunda olmak şekilde ayrışsa da Amerika’da daha farklı çeşitleri görebilmekteyiz. UberSuv, UberBlack ve UberLux seçenekleriyle Amerika’da karşımıza çıkıyor. UberSuv Jeep tarzı büyük araba özelliği gösterirken, UberBlack daha özel müşterileri taşıyor ve bir nevi uzun süreli şöförlük hizmeti verebiliyor. UberLux ise çok daha maaliyetli araçlarla uzun süren yolculuklarda kullanıcılara lüksü yaşatmayı başarıyor.

Bu kategorilere firmanın ayırmasının nedeni ise servisten memnun müşterileri ellerinde tutabilmek ve onlara uzun vadede hizmet talep etmek. Uber bu nedenle Amerika’da çoğu zaman taksinin yerine geçmiyor. Taksinin vizyonundan daha farklı bir bakış açısı getirerek eleştirilerin önünü de kesmeyi hedefliyor. CEO ve politikacı ve ünlülerin Amerika’da daha sık Uber tercih etmelerinin nedeni de farklı kategorilerde kullanma sıklıklarına göre hizmet alabilmeleri.

Uber sürücülerini birçok kritere bakarak seçiyor.

Türkiye’de şuan sadece UberXL ve TaxiCredit seçeneklerini görebilmekteyiz. Türkiye’de bir Uber şöförü olmak çok daha kolay. Bunun nedeni Amerika’da şöför adaylarının geçmişlerinin çok dikkatlice incelenmesi. Alkol geçmişi olmayan, uzun süre Amerika’da kalacağı ön görülen adaylar seçiliyor. Yine Türkiye’de olmayan bir başka şöför eleme yöntemi ise şehrin bilinmesi gereken noktaları üzerinden adayların bir sınava tabi tutulması. Şöförler geçmişleri incelendikten sonra sınavı da geçerlerse öncelikle Uber’in taksi versiyonu daha küçük arabalarda çalışmaya başlıyorlar. UberLux’ü kullanmak için epeyce bir pratik yapmaları gerekiyor.

Havalimanına giriş için ayrı etiket

Amerika’da sahte uber kullanımını engellemek içinse araba arkasına bir seri kod yapıştırılıyor. Bu kod sürücünün kimliğini uygulamada doğruluyor. Uber aracının arkasında göreceğiniz bir başka etiket ise yeşil bir damga olacaktır. Bu damga aracın havalimanına giriş çıkış yapabileceğini gösteriyor.  Amerika’da Uber’in her aracına havalimanı giriş çıkış hakkı vermemesinin nedeni havalimanı taksilerinin önünü kesmemek, haklarını çiğnememek.

“Bize iş gelecek diye bir şey yok, biz her yerde hep yoldayız.” 

Amerika’da taksi mi? Uber mi? sorunu yok. Çünkü taksicilerle de konuşulduğunda onlar işinin yoldan el sallayana durmak olduğunu söylüyorlar. Amerika’da Uber ve taksi mücadelesi bu nedenle yok. Motherboard isimli bir Youtube kanalı Amerika’daki taksi çöplüğünün başındaki kişiyle bir söyleşi gerçekleştirdi. Taksiciler adına konuşan yetkili: “Taksiciler her geçen gün işlerini sevmediğini belirterek arabalarını bizlere bırakıyorlar. Taksi çöplüğü hiç bu kadar geniş bir alana yayılmamıştı.” açıklamasında bulundu.

Taksi çöplüğü civarlarındaki taksicilerle konuşulduğunda ise taksi ve Uber’in rekabet aşamasını çoktan geçtiklerini, çünkü ikisinin de farklı kitlelere hitap ettiğini anlamış olduk. Yine videodaki bir taksicinin sözü: “Bize iş gelecek diye bir şey yok, biz her yerde hep yoldayız.” oldu. Uber şöförleriyle konuşulduğunda ise onlar taksicilerin işlerini azalttıklarının farkında ama gelişen teknoloji ile Uber gibi uygulamaların yaygınlaşması gerektiğini söylüyorlar.

Amerika’da Uber ‘in rakibi: Lyft

Rekabet demişken Uber’in rakibinden de bahsetmekte fayda var. Lyft Uber’dan sonra çıkan uygulama şekli olarak onu birebir taklit eden bir şirket. 2012 yılında kurulmasına rağmen çok geç adını duyurabildi. Bunun en büyük sebebi ise Uber’in Lyft kurulduğu dönem parlamasıydı. Uber kullanıcıları bu rekabetten asla şikayetçi değil. Hatta sektörde daha fazla rakip olması gerektiğini böylelikle şirketlerin kendilerini daha çok geliştirebileceklerini savunuyorlar.  O nedenle kullanıcılar daha lüksü, birebir ilgiyi istediklerinde Uber’i seçiyorlar.

Lyft ise bu konuda şikayetçi değil. Yeni bir şirket olmasından ötürü temkinli ilerlemeyi ve Uber’in haklarını yemeyerek farklı yollardan ilerlemek istiyor. Amerika’da önce Uber’i geçmeyi hedefleyen bu şirket çalışanlarının haklarını savunduğunu da her yerde belirtiyor. Bu iki şirketin tatlı rekabetini görüp sevinirken Türkiye’deki durum kafa karıştırıcı geliyor.

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author

Leave A Reply