Her şeyin Ötesinde Ne Var?

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

 

Geçen hafta Douglas Adams’ın “EVRENİN SONUNDAKİ RESTORAN” adlı kitabını okuma fırsatı buldum. Gerçekten çok güzel kurgulanmış bir kitaptı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Kitabı okurken aklıma birçok soru takıldı; Gerçekten evrenin bir sonu var mıydı? , Eğer evrenin sonu varsa orada ne var? Evrenin sonuna gitmemiz mümkün mü?

Kitapta bu konu çok güzel işlenmişti evrenin sınırında milliways adında bir restoran vardı ve muhteşem bir manzaraya sahipti hatta burada akşam yemeğinizi yerken evrenin yok oluşunu izlemeniz bile mümkün olabilirdi. Neyse daha fazla spoiler vermeden devam edeyim.

Daha sonra bu konuyu araştırmaya başladım ama her zaman olduğu gibi bu konular fazla beyin yakıcı ve genellikle kesin cevapları olmuyor.

Yine de evrenin dışında ne olduğuna ilişkin bilim insanları tarafından akla ve mantığa uygun birkaç teori sunulmuş, işte bugün o teorilerden seçtiğim ikisini sizinle paylaşacağım:

1-) Evrenin dışı diye bir yer yok!

Bu teoriye göre evrenin sınırına ulaşmamız ve onun dışına çıkmamız mümkün değil. Bilim adamlarına göre ışıktan çok daha hızlı bir uzay aracına binip evrenin sınırına doğru yol aldığımızda başladığımız yere geri döneriz tıpkı dünyada olduğu gibi.

Bununla birlikte evrenin dışında hiçbir şey yoktur, orası karanlık bir oda gibi sonsuz bir boşluk mu yoksa hiçbir şeyin olmaması evrenin dışı diye bir yerin olmadığını mı ifade eder bunun yorumunu size bırakıyorum.

Kısacası evrenin sınırına varmamız ihtimal dahilinde değil çünkü her defasında başa döneceğiz ve dışı olmayan bir yere gitmemiz de mümkün değil.

2-) Multiverse (Çoklu evrenler teorisi)

Geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden ünlü fizikçi Stephen Hawking’in de aralarında bulunduğu gurubun savunduğu bu açıklama birinci teoriyi bir yere kadar kabul ediyor aslında.

Yine evrenin bir dışı yok ve oraya gittiğimizde her defasında başa döneriz ama asıl iddia ettikleri bizim evrenimizin bittiği yerde başka bir evrenin onun bittiği yerde de diğer bir evrenin olduğunu yani bizim evrenimiz gibi birçok paralel evrenin olduğunu savunuyorlar.

Bu teorinin en ürkütücü yanı ise Fringe dizisinde olduğu gibi benim bir kopyamın da başka bir paralel evrende farklı bir fiziksel görünüşe ve karaktere sahip bir şekilde yaşayabiliyor olması.

Biraz daha açacak olursak burada siyah saçlı olan ben orada sarı saçlı olabilirim ya da burada mühendislik okurken paralel evrende tıp okuyor olabilirim… Gerçekten akla durgunluk verecek türden, umarım paralel evrendeki benle karşılaşmam 🙂

Özet olarak evrenin bir sınırı yok ve genişlemeye de devam ediyor. Evrenin bir sınırı olmadığına göre bir dıştan da bahsetmemiz mümkün değil ama aslında yok dediğimiz sınırların ötesinde de paralel evrenler olabilir fakat onların var olması da bizim oraya gidebileceğimiz anlamına gelmez. Biliyorum çok karıştı ama başka bir ifadesi de yok galiba.

Sonsuz sayıda paralel evrenin olabileceğini düşünen bilim insanları da var ama yakın bir gelecekte oralara gitmemiz pek de olası değil.

Belki de oraya gitmemiz gerekmeyecek dizideki gibi bir kapı aracılıyla diğer evrene geçebileceğiz ama gerçek şu ki paralel evrenler olsa da olmasa da  şuan buradayız ve bu cevapsız sorularla beraber yaşamak zorunda olduğumuzdur.

Paylaş.

Leave A Reply