13 Madde ile İletişim Okumak ve Tavsiyeler

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Bilginin hızlıca edinildiği  bir dönemde iletişim öğrencisiyim. Sosyal medyanın içine doğan yeni nesiller kadar olamasak da teknolojinin hızını alamadığı bu dönemde her şeyden biraz öğrenmeye çalışıyoruz. Okumanın yazmanın, görselliğin ve şu an etrafımızı çevreleyen her bilginin bir şekilde konusu olabilen “iletişim okumanın 13 halini” sizlerle paylaşma ve masaya yatırma kararı aldım.

  1. Gerek Illustrator gerek Photoshop’u bilgisayarda hemen hemen her programı biraz anlamak.
  2. Sosyal medyada televizyonda marka dedektörü olup reklamları ürüne odaklanmadan reklam olduğu için incelemek.
  3. Ne kadar dil bilirsem kârdır, iletişim dilden geçer diyerek yabancı dil uğruna kurslara gitmek.
  4. Dergicilikte gözü olanlar için kitapçılarda dergi kısmında ayakta saatlerce dergi kapaklarını incelemek.
  5. Tiyatro, sinema festivallerinin hepsine katılarak kapalı gişe olmalarını sağlamak.
  6. Bienal bienal dolaşıp ikinci bir Instagram hesabından yarı profesyonel yarı amatör fotoğraflar paylaşmak.
  7. Yurt dışı denince “Bizden iyi anlaşan mı olur? Sora sora konuşa konuşa hem okuruz hem gezeriz.” deme cesaretini bulabilmek.
  8. Gazetenin kokusunu içine çeke çeke her sayfasını tarayıp haberciliğe özenmek.
  9. Fatih Portakal’ı, Uğur Dündar’ı hayranlıkla izleyip diksiyon dersi almayı düşünmek.
  10. Youtuberlığa özenip ufak denemelerde bulunup uzun vize haftasında bu düşünceyi rafa kaldırmak.
  11. Bilgisayarı, kamerayı, telefonu yanından ayırmamak her an her yerde sosyal medyayı haberleri kontrol etmek.
  12. Her ülkenin sinema tarihini ünlü yönetmenlerini zihinde arşivlemek.
  13. Dersler varken bile iş hayatına hızla atılabilmek için staj aramak.

İetişim öğrencisi olmak size özetlediğim 13 maddeyle özdeşleşmek demek en kısa tabiriyle. Elbette daha eklenebilecek bir sürü madde var. İkinci senemde edindiğim izlenimler dahilinde iletişim öğrencilerinin üniversitenin bu dört yılında zorlanmayacaklarını düşünenlere de bir eleştiri getirmek için kısa bir sentez yapmış oldum. Her bölümün zorluğu olduğu gibi bu bölümün de zorlukları var elbet. Hem de diğer bölümlerde belki de olmayan bir zorlukla karşılıyoruz biz iletişim öğrencileri. Sektörde sivrilebilmek adına  orijinal olmaya çalışmak, daha öncekileri taklit etmeyip bir tarz benimsemek, üslup oluşturmak. Bu tarzı benimseyen iletişim mezunları da medyada her alanda kendini göstermeyi başarıyor.

Bu bölümü okuyacak olanlara tavsiyelerim ise şu şekilde:

-Bu haber beni sıkıyor, yenilikleri de nasıl takip edeceğim ki? gibi sorularınız varsa ve gündemden sıkılıyorsanız sizin için zorlu bir dört sene olabilir. Çünkü öncelikle hem sosyal medyayı hem de basını çok sık hep takip etmelisiniz.

-Sosyal ilişkiler de bu bölüm için çok büyük bir önem taşıyor. Özellikle staj yapacağınız zaman çevreniz ne kadar geniş olursa ve insanlarla ilişkiniz ne kadar iyiyse o kadar tecrübe edinmeniz mümkün.

-Hep okuyor yazıyor halinde olmak da iletişim öğrencilerinin olmazsa olmazı. Bu nedenle konuşma, sunum yapma gibi beceleri geliştirmek için hep okuyor yazıyor olmak gerek

-Bölüme geçtiğiniz anda “Neden hep bilgisayarda ders görüyoruz?” demeniz mümkün. Size daha ikinci sınıfta biri olarak tavsiyem dört sene boyunca kullanacağınızı düşündüğümüz bir bilgisayarla üniversite hayatına başlamanız ve kullandığınız bilgisayarı çok iyi tanımanız

-İnternet üzerinden sesinizi duyurabileceğiniz her mecrada (Youtube, blog sayfaları, Instagram, yayınevlerinin yarışmaları vb.) şansınızı denemenizi öneriyorum.

-Sinema mı? Gazetecilik mi? Reklamcılık mı? karar veremediğiniz anda bu bölümlerde okuyanlara danışmanızı ve zamanınız olursa size daha yakın bir alanda staj yapmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü düşündüğünüz alanı deneyimleyerek aslında yanlış tercihte bulunduğunuzu ya da tam tersi sizi motive ettiğini gözlemleyebilirsiniz.

-TedX gibi büyük konuşma platformlarının etkinliklerine gidip onların iletişim tekniklerini gözlemlemeniz de kariyeriniz için oldukça faydalı olacaktır.

Not:

Linkini bırakacağım dört video aslında iletişimle direk ilişkili olmasa da bize sosyal medyanın dayattıklarını ve bu teknoloji çağında değerlerimizi sorguladığımız anda daha verimli olabileceğimizi vurguluyor. Ortalama 8-10 dk arasındaki bu videoları boş bir zamananızda izlemenizi canı gönülden tavsiye ediyorum.

1)https://www.youtube.com/watch?v=DWa13rkEUkk

(The School of Life’ın gezmek eylemini ve sosyal baskının bu eyleme geçmemizi söylediğini düşündüren kafa açıcı videosu)

2)https://www.youtube.com/watch?v=SX3C3GnvKVI

(Yine The School of Life’ın videosu özellikle günümüz insanına bakış açımızı değiştirebilecek nitelikler taşıyor, kendimizi de gelecekteki mesleğimiz için yontup gelişimimize ortak oluyor.)

3)https://www.youtube.com/watch?v=2fgEK-Ksis4

4)https://www.youtube.com/watch?v=eIho2S0ZahI

(Sizin konuşma üslubunuzu değiştirebilecek bir Ted Talk)

Paylaş.

About Author

Leave A Reply