Norveç’te 8 Gün Neler Mi Yaptım?

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Hava soğuk ortam yeşil ama en önemlisi İstanbul’a inat bir o kadar sessiz. Gelin size de anlatayım.

STAVANGER;

Fransa’nın en kuzeyinden hani şu filmi de olan Dunkirk kıyılarına yakın Cale limanından gemi ile yola çıkıyoruz.  İlk durak işte o tüm mükemmelliğiyle karşımızda duran Stavanger. Bakıyorsun tekrar tekrar ama nafile doyamıyorsun fakat yine de topraklarım diyorsun hani ne olur olmaz diye neyse biz devam edelim. Çıkıyoruz dağlarına, yerli yersiz beyazlıklara, nefes almadan içiyoruz şifalı sularından Stavanger’ın  derken oksijen seviyesi Danimarkalı yapıyor bizi adeta işte o anda başlıyor bizde Wifi sevdası ama elden ne gelir internet yok.

 

FLAM;

Ertesi gün olur gece seyir almış gemi en karanlık sularda ve sonra yine yeşillik ve sessizlik Flam da en çok aklıma Viking dizisi geldi nedense sanırım dağ ve  fiyord uyumundan olsa gerek bunu kanıtlamak adına hemen bir fotoğrafını koyalım yan tarafa.

GEİRANGER;

Tahtadan yapılmış kiliselerden ve uzun ince yollarıyla hatırlanır Geiranger, bir de o alınması gereken montlarıyla… Görürsün ve alırsın, almalısın. Hellesylt’ye yakındır,  Bergene uzak konusu açılmışken montu tabiki de aldım ve hemen onun da fotoğrafını koyuyorum.

BERGEN;

Ah Oslo’dan küçük ama diğer şehirlerinden büyük olan Bergen. Ne de muazzamsın sen, trafiksiz hayatı, soluk yüzlü insanları ve tabi ki somonları ile meşhur yer anlat anlat bitmez ama ne yalan söyleyeyim bebekleri çok tatlı böyle bir güzellik yok. Bu duruma da ışık tutmak adına aşağıda paylaşacağım fotoğrafını.

Biraz içiniz açıldı değil mi? Gemi ile eşlik eden balinalar gerçekten çok güzel sonra yaz aylarında ki o geceyi kara çalmadan geçen günler hep düşük ışıkta kitap okur gibi mükemmel. Karadeniz’in İskandinav halini ama tabi düzenli ve görkemlisini bir görün derim. Bulunması zor bir tat olan somonu orada yiyin. Kim bilir gitmek istemeyi düşünür benimle iletişime geçersiniz.

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author

Leave A Reply