Hardcore Henry | Bambaşka Bir Film

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Öncelikle belirtmek istediğim şey şu ki kendi çekim tekniği ile çekilen ilk uzun metraj film olduğudur. Nedir bu teknik? Aslında sıkı oyuncuların çok iyi bildiği FPS, yani First Person Shooter yani, birincil kişinin gözünden olayı gösteren çekim tekniği. Yani şu:

Bunu ilk olarak Biting Elbows grubu kliplerinde kullandı ki şahsi olarak çok beğendim, klipte bir çeşit suyla çalışan ışınlanma cihazını ele geçirmek için kapışan bir grup insanı anlatan bu kliplerden sonra akla gelen “Ulan biz neden bunun uzun metrajlısını çekmiyoruz?” düşüncesi ise ne yazık ki çok ilgi çekmedi. İşte burada fikir sahipleri boş vermedi ve filmin bilinmeyen bir yönü oluştu. Ekip filmde de kullanılacak bir sahneyi önceden çekip yayınladı ve filmin çekilmesi için gereken para bu şekilde toplandı. Bu kısa sahne yayınlandı, ilgili firmaların dikkati çekildi ve daha önemlisi insanlara sordular: “Böyle bir film izlemek ister misin? O zaman pamuk eller cebe!!” Ufak tefek şeyler satmaktan bağışlara halktan para toplanarak gerekli minimum tutara ulaşıldı ve film çekildi. Biting Elbows’un bazı parçalarının da filmde kullanıldığını da belirtmek isterim.

Andrei Dementiev

Film ne yazık ki çok ilgi görmedi ve pek bilinmeyen güzel yapımlar arasında yer aldı. Ülkemizde vizyona dahi girmedi (nasıl beklediydim halbuki). Çekim yöntemi ile bu kadar orijinal olan bu film IBDM den ise 6.8 puan aldı ve kendine has olan tahtına oturdu. Daha anlatılabilecek çok şey olmasına karşın okuyucuyu sıkmayalım ve merakına bırakalım diyor ve başlıyorum.

İncelemeye başlayalım ama önce uyarılar:

  • Tabii ki SPOILER
  • +18 dudak ısırtan hareketler
  • Bol bol kan

Oyuncu kadrosundaki en tecrübeli isim Tim Roth ki kendisi toplamda 1 dakika kadar sahnede gözükmese de rolünün hakkını veriyor ve bizi moda sokuyor, başrol oyuncumuz Andrei Dementiev (kendisi Biting Elbowsun kliplerini çeken kişidir) ise aynı zamanda kameraman olduğu için yüzü genellikle gözükmüyor lakin daha sonra incelediğimizde ilk kovalamaca sahnesinde kısa süreliğine kamerayı başkasına devrettiğini ve filmin bir sahnesinde mutlaka görünen yönetmenler misali (mesela Tarantino) kendisini de seyirciye göstermeyi ihmal etmiyor. Bu sebeplerle ki başrol oyuncumuz Sharlto Copley var ki kendisi bu filmde de keçileri kaçırmış bir adam rolünü başarı ile canlandırıyor. Yardımcı oyuncularda ise Hayley Bennett’i ve Danila Kozlovsky’yi görüyoruz. Bu ikili oldukça başarılı bir iş çıkartarak bizi filmin sonlarında ekran başında “Yook artııık” şekillerine sokmayı başarıyor.

Senaryo ise modern senaryolardan pek farklı değil, yarı insan yarı robot bir varlığın uyanmasından başlayıp uyandırılma sebeplerini fark etmesine kadar gidiyor, kötüler ölürken iyiler kazanıyor. Muhtemelen düşük puan almasının sebeplerinden birisi bu. Sonuçta her klasik aksiyon filminde olduğu üzere kötü adam filmin sonunda ana karakterin kafasına sıkmaktansa onun vasıtası ile olayın ne olduğunu açıklayarak başrolün kendisini öldürmek için hazırlanmasını bekliyor ve öldürülüyor.

Yapım finansal olarak halktan destek alınarak yapıldığı için çok kaliteli görsel efektler sunmuyor lakin göze sokulurcasına kötü derecede görsel efektler değil bunlar (ki ülkemiz henüz bu seviyeye anca ulaştı) ama IBDM in o koca listesi için puan düşürecek kadar düşük seviyede. Filmde Star Wars filminin efsane karakteri Darth Wader’a da ince bir jest yapılıyor ve devam ediyor. 10. dakikasında yükselmeye başlayan tansiyon sonlara doğru katlanarak artıyor ve 12. dakikada başlayan aksiyon, FPS oyunlardaki gibi her taraftan birden beliren düşman kafaları sayesinde filmin sonuna kadar dalgalanma yaşasa da durgunluk yaşatmıyor. Özellikle Sharlto Copley’in bütün o aksiyonlar arası zamanda sergilediği dans bizi bizden alıyor.

Sonuç olarak özellikle bol kanlı aksiyon oyunları sevenler için birebir olan ve çekim açısı sebebi ile sizi içine alan bir yapım. İddia ediyorum böylesini görmediniz.

Ha bu adamlar bunu nasıl çekti diyorsanız şöyle:

Sizin için fragmanı da şuraya bırakıyorum :

 

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author

Ne kadar ağzımı tıkasa da hayat, zihnimden sızıyor yalancı çıkmak istediğim düşüncelerim; yaşama dair, topluma dair, bireye dair...

Leave A Reply