7 Yılda Yapılmış Eseri İnceliyoruz: Redline

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Oval x Over‘ı bilir misiniz? Cevabınız muhtemelen hayır. Bu fazlasıyla doğal çünkü Oval x Over dediğim Japon çizgi filminin, internette ne bir İngilizce altyazılı videosu var ne de dosyası. Türkçeyi geç hani. Kendisi  2005 yılında çıkmış, Hiroyuki Imaishi‘nin yönettiği 4-5 dakikalık kısa bir çizgi film. Ne özelliği var bu çizgi filmin derseniz eğer; hem yarış temalı ve hem de uçuk bir fantastik yanı da var. Ama en önemli özelliği; sanat dizaynı. O da olabildiğince uçuk, renkli ve farklı. Hiroyuki‘nin o zamanlardan bu tarz çizimler ile içli dışlı olduğu belli oluyormuş. Tabii Oval x Over baya baya az bilinen bir yapım. Hatta direkt bilinmiyor bence. O yüzden internette İngilizce altyazılı bir kaynağını bulamıyorsunuz ve sanırım bu saatten sonra bir Allah’ın kulu da ilgilenmez.

fc13d33dcf7ac78f2721dbbfa02a44347fa0264d_00.jpg

Oval x Over

Oval x Over‘dan neden mi bahsettim, çünkü bu çizgi film büyük ihtimalle Redline‘ın temellerini attığını düşünüyorum. Hem çizim tarzı olarak acayip derecede benziyor, teması da aynı ve ekipte Hiroyuki de var. Bir nevi Redline‘den yıllar önce yapılmış bir teaser gibi. Tabii, Hiroyuki’nin Redline‘deki ekip olarak konumlandığı pozisyon, Oval x Over‘dan bir hayli az. Yönetmeni, Storyboard‘ı, dizayncısı, animasyon yönetmeni, karakter dizaynı vs. bunlardan Takeshi Koike denen eleman sorumlu. Hiroyuki’ye düşen iş çok daha düşük ama muhtemelen fikrin babası ya Hiroyuki‘dir ya da Oval x Over‘ı o bulmadı ve ona sadece Redline öncesi bir deneme tadında yönettirdiler adama. Hangisi bilmiyorum, arka planda neler döndüğünü öğrenebileceğim bir kaynak bulamadım okuyabileceğim.

Redline, sanat dizaynı açısından Oval x Over‘a baya benziyor evet. Eğer Oval x Over; Redline öncesi yapılmış reklam amaçlı bir yapım ise; pek iyi tutmadığını söylemek lazım, kimse bilmiyor neredeyse ve bilenlerin de çok iyi yorumlar yaptığını yazamam. Ama bende işe yaradı. Ben ilk Oval x Over‘ı gördüm ve oradan Redline yapımını fark ettim. Ve görselliği beni baya çektiği için, hemen hemen indirdim ve listemdeki diğer Japon çizgi filmleri bir kenara itip önce onu izledim. Redline bir TV serisi değil bu arada. 1 saat 40 dakikalık çizgi film direkt.

HİKAYE

Gelecek zamanda geçen Redline, teknolojinin çok ilerlediği bir devirde eski gelenekleri bırakmayan ve araba yarışı geleneklerini hâlâ sürdüren bir toplumu ele alıyor. Bu yarış turnuvaları yanlış hatırlamıyorsam; Blueline, Yellowline ve Redline olarak ayrılıyor. En önemli yarış ise beş senede bir gerçekleşen Redline oluyor. Redline’a katılanları belirleyen yarışlar ise Blueline ve Yellowline oluyor. Ana karakterimiz JP, Redline’a katılanları belirleyecek olan yarışta, arkadaşının gizli satışı sonucu yarışı kaybetmesine rağmen; Redline’a katılmaya hak kazanan iki yarışmacı çekildiği için, JP Redline’a girmeye hak kazanır. Çekilme sebepleri ise; Redline yarışının Roboworld’de olacağı için ve Roboworld’un başındaki eleman Redline’ın Roboworld’de yapılmasını istemiyor ve yapıldığı taktirde de, askeri gücünü onlara karşı kullanmaktan çekinmeyeceğini dile getiriyor.

Redline

Hikayenin girişinin ve konusunu böyle özetlesem yeter. Çünkü hikayede fazla bir şey olmuyor ve karakterler tanıtılmaya değecek kadar dolu ve iyi yazılmış değiller.

Evet yapımın önce eksiklerinden bahsedelim o vakit. Hikayesi ve karakterleri olabildiğince yüzeysel. Bu her ne kadar ana odağı hikaye olan bir yapım olmadığı belli olsa bile; bence yine de bir eksi olmasına sebep olacak kadar bazı kısımlar fazla yüzeysel ve eksik kaçmış.  Hikayeye ne önem veriyorsunuz ne de bazı şeyler umurunuzda oluyor. Çok fazla yan karakter var ama figuran olacak kadar dolu çoğu.

RL31-640x356.png

Hikayede birçok olay örgüsüne sebep olabilecek potansiyel var ama kimisi ya işlenmiyor ya da kısaca geçiliyor. Çizgi filmin sonunda “Eee peki onlara ne oldu” diyebileceğiniz birçok eksik yanı var. En azından hikaye boyunca akıcılığını bozmayan bir yapı oluşturabilmişler. Her ne kadar hikayenin doluluk eksikliğini hissetseniz bile, fazla rahatsız olmayıp, izlerken keyif alıyorsunuz. Çünkü yapımın öyle bir artıları var ki; bu saydığım eksik Redline’ı sadece harika bir çizgi film yapmaktan alıkoyuyor benim için.

GÖRSELLİK

Yapımın en iyi olduğu yanlarından biri görselliği olmuş. 2009’da çıkan bir çizgi film olmasına rağmen, ben bu yılda izlerken bile “Ben böyle bir şey görmedim” dedirtebiliyorsa, koca bir alkışı hak ediyor demektir. Görselliği neden mi çok iyi; çünkü diğer birçok Japon çizgi filmlerinden baya farklı bir sanat dizaynı ortaya koyulmuş, tabii farklı sanat dizaynı demek; alışıla gelmişlerden çok iyi olacak anlamına gelmiyor, sırf ondan dolayı değil yani. Sanat dizaynın çok doğru kullanılması, renklerin cıvıl cıvıl olması, ışıklandırmanın ayrı bir güzellik katması, her karede neredeyse oram buram efekt kokması, akıcı bir frame oranına sahip olması ve tabii ki çizimlerin ve tasarımların çok başarılı olması yanı sıra, edindiği bu görselliğe çok iyi bir stil katması. Stilistik diyebileceğimiz birçok sahneye sahip görsellik olarak Redline.

Redline2

Kısacası; Redline görsel anlamda tam bir şölen. Boş verin hikayeyi. Sadece görselliği için bile bu çizgi filmi izleyin derim ben size. Dile kolay 7 yılda yapılmış bir yapım Redline. 100.000 kare el çizimi bulunmakta. Derler ya hani; “Emek var emek!”, işte bu o. Ekranı yalayasınız geliyor resmen.

ATMOSFER/AKSİYON

Başarılı olduğu diğer bir yanı ise aksiyonu. Redline’ı tempoda tutan şey sadece bir yarış olduğunu sanıyorsanız; yanılıyorsunuz. Ben de öyle sanıyordum ve izlerken yanıldığımı fark ettim. Yaşadığım en güzel yanılmalardan biriydi. Çünkü ben sadece yarış odaklı yapımları sevmem. Redline’da beklentilerim düşüktü o yüzden. Ama yarış esnasında öyle bir aksiyon karmaşası yaşanıyor ki; aklınız gidiyor. Redline yarışı sırasında yaşanan aksiyon, Japon çizgi film tarihinde gördüğüm en güzel aksiyonlardan biriydi. Bu aksiyon dediğim şeyi düello vs. olarak algılamayın. Ortam aksiyonu.  İşin içinde mechalar bile giriyor ve ortam tam bir savaş alanına dönüyor bir yarış standartlarına göre.

redline-82.jpg

Bu aksiyonun sağladığı bir başka başarılı olayı ise; atmosferi. Ortam aksiyonlarında en çok sevdiğim ve istediğim şey; bana atmosferini vermesi. Müzikleri ile de beraber, aksiyon sekansında çoşmanız bir olası. Ortam aksiyonu esnasında, atmosfere kaptıran özelliklerinden biri ise fazlasıyla karakter barındırması. Bu karakterlerin hepsi boş olsa dahi; en azından atmosfer başarısı adına görevlerini tamamlıyorlar. Gerçek bir yarışta olduğu gibi, fazlasıyla karakter işin içinde, sadece ana karaktere odaklanmış değil. Yarış dışında da sürekli bir şeylerin gelişmesi ve Roboword’un başındaki adamların bu gidişata “Dur” demeleri adına yaptıkları planlar ve hatta yarışı sunan spikerler gibi birçok etmen, atmosfere sokuyor.

Müzikler ise akılda kalıcı müzikler ve “Dur lan Youtube’da da bir dinleyeyim şunu” diyeceğiniz müzikler değil ama film esnasında yeterli görevi görüyor. Atmosfer anlarında iyice çoşkuya getirebiliyor.

GENEL

Toparlayacak olursak; aksiyonu, atmosferi ve en önemlisi görselliği ile çok başarılı bir yapım Redline. Hikayedeki birçok eksik kalmış yanları ile ve işlediği kısımları da zaten çok üstünde dura dura ve iyi işlemediğinden dolayı, hikaye yönünden gayet zayıf bir yapım. Normalde bu derece zayıf hikayesi olan yapımlar paçayı kurtaramaz ama Redline başarılı olduğu yönlerden fazlasıyla başarılı olduğu için, ortalamayı yüksek tutturmayı başarıyor gözümde. 7 sene boyunca neye emek verdiklerini görebiliyorsunuz.

1448606243-04c0b0c8f81ab6d489c5d38c3e5f31da.jpg

 

Facebook'la Yorum Bırak
Paylaş.

About Author