Osmanlı’dan Günümüze | Beşiktaş Anadolu Lisesi

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

‎Herkese merhaba, ben Almina Çorbacı. Beşiktaş Anadolu Lisesi’nde 10. sınıf öğrencisiyim. KAFA KAMPÜS’ün en genç üyesi olarak buradayım. Sizlere geçirdiğim bir yılımı, okulumu ve bu okula nasıl geldiğim hakkında komik ama ufak olayları anlatmak istiyorum. Ayrıca hepinizden gelecek öğütleri, lise hayatınızda yaşadığınız komik ya da pişmanlık duyduğunuz olayları yazımın altına yorum olarak bekliyorum. Şimdiden herkese teşekkürleeer.

İlk olarak size okulum hakkında ufak bilgiler vermek istiyorum. Beşiktaş Anadolu Lisesi 32. Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz tarafından 1871 yılında yaptırılmıştır. Yapıldığı dönemde Çırağan Sarayı’nın haremi olarak kullanılmıştır. Deli olduğu düşünülen 33. Osmanlı padişahı V. Murad, burada 28 yıl hapis hayatı yaşamıştır. Bu oda şu an okulumuzun kantini olarak kullanılmaktadır.  Denize sıfır konumda bulunan okulumuz 1940-1941 yıllarında 2. Kız Ortaokulu adını almıştır. Kısa bir süre sonra karma eğitim verilmeye başlanmıştır. 1959-1960 yıllarında Beşiktaş Kız Lisesi, 1993-1994 yıllarında tekrar karma eğitim vermeye başlayarak Beşiktaş Lisesi ve son olarak 2006-2007 öğretim döneminden itibaren Beşiktaş Anadolu Lisesi adını almıştır.

Bu tarihi ve bir o kadar da güzel okula olan sevgim dördüncü sınıfa giderken başlamıştı. Öğretmenlerimle birlikte katıldığım bir etkinlikte okulun mezuniyetini görmüştüm ve beni her yönden etkileyen bu okula geleceğimi daha o gün kendi kendime söylemiştim.

TEOG sınavından kendi okulumun puanından daha yüksek puan yapmam rağmen asla başka bir okula gitmeyi düşünmemiştim. Tercih listemi hazırlarken de ilk sıraya tercihimin asla tutmayacağı bir okulu ve ardından hemen Beşiktaş Anadolu’yu, ardından puanıma daha uyan birçok okulu yazmıştım. Gerçekten hayalim olan bu okulda maruz kaldığım uzun yol, trafik ve insanların yorumlarına rağmen  asla sıkılmadım.

Kayıt işlemine gittiğimde gerçekten büyülenmiş vaziyetteydim. Geniş bahçesi, tarih kokan binası ve boğazın ihtişamıyla heybetli bir okul karşımda duruyordu. İçeriye girdiğinizde ise sizi tahta merdivenler, buram buram tarih kokan kapılar, yürüdükçe gıcırdayan zemin ve eskiden beri özelliğini koruyan muhteşem işlemeli tavanları ile sizi büyülemeye devam ediyor.

Alışık olmadığım bir ortam ve insanlarla bir arada olmak benim gibi çekingen birini oldukça zorlamıştı. Okulun ilk günü büyülendiğim bu okuldan ağlayarak gelmek beni ve ailemi çok şaşırtmış olsa gerek, bu durum benim bu okuldan alınmama kadar gitti. Ama bu okula olan hayranlığım ve  abimin desteği okuldan ayrılmak istemediğimi fark ettirdi…

Arkadaşlarımdan, üst dönemlerimden ve öğretmenlerimden gördüğüm yakınlık ve sevgi her geçen gün beni bu okula daha da bağladı. Zorlu geçen sınav dönemleri de asla yıldırmadı. Şonuç mu? Şimdi okuldan çıkmak istemiyorum.

Bu okula bu kadar bağlı olmamın bir diğer sebebi de her yönden aktif olması; öğrencilere her şeyin ders olmadığını eğlencenin, sosyalliğin de bu hayatın bir parçası olduğunu fark ettirmesi, isteklere olanak sağlaması ve kesinlikle öğrencileriyle bir öğretmenden çok arkadaşlığı yaşatan, her konuda destek olan öğretmenleri.

Son olarak gelenekselleşmiş bir olaydan bahsedeceğim.  Her yıl mezun olacak öğrenciler kep töreninden birkaç gün önce kendilerine ait bir marş yazıp hep beraber bütün okulun önünde okuyorlar ve ardından koşarak denize atlıyorlar. Bunun yanı sıra aynı dönemde 19 Mayıs dolayısıyla da bir şenlik yapılmakta. Ayrıca yurt dışı, il dışı ve il içi olmak üzere birçok eğlendirici ve öğretici geziler yapılmaktadır.

Yapısı, konumu, etkinlikleri, öğrenciler ve öğretmenleriyle dopdolu olan Beşiktaş Anadolu bir okuldan çok daha fazlası. Okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim.

Okul hakkında daha detaylı bilgi için;

http://besiktasanadolu.meb.k12.tr/tema/index.php

 

Paylaş.

About Author

Leave A Reply