3 Adet Bağımsız Oyun Önerisi

Whatsapp Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Eğer son yıllarda oyun sektörü az biraz da olsa takip ediyorsanız bağımsız oyunların revaçta olduğunu, her geçtiğimiz yıl da onlarca bağımsız oyunun ve oyun yapımcısının türemeye başladığını görmüşsünüzdür. Bağımsız oyunların oyun sektöründe ne kadar büyük bir rol oynadığını geçtiğimiz yıllarda The Game Awards’ın “En İyi Oyun” kategorisinde Celeste adlı bir bağımsız oyunun Assassin’s Creed, God of War, RDR 2 gibi oyunların yanında yer almasından anlayabiliriz.

Fakat tabii ki her yapım gibi bağımsız oyunların da her çıkanı iyi diye bir kaide yok. İçlerinden güzellerini seçip oynayabilmeniz için sizlere 3 adet bağımsız oyun listeledik. Buyrun listemiz;

1-Into The Breach

Into the Breach, daha öncesinde FTL: Faster Than Light adlı bir oyunun da yapımcılığını da yapmış olan ki bu oyunu da gönül rahatlığıyla öneriyoruz, Subset Games’in geliştirdiği bir oyundur. Tür olarak sıra tabanlı strateji olarak geçen oyunu, bir nevi fantastik elementler barındıran modern satranç oyunu gibi düşünebiliriz.

Dünyayı istila etmiş olan uzaylı ırklardan enerji kaynaklarımı korumak için yeryüzüne 3 adet savunmacı robotlar gönderilir. Bu robotları da tabii ki biz yönlendiririz. İlk başta oyunun verdiği birbirinden farklı özellikleri olan robotlarla sahaya insek de her kaybedişimizden sonra kazandığımız başarılara göre yeni robotlar seçip onlarla tekrar başlayabiliyoruz.. Kaybedip tekrar başlamak derken, oyun roguelike elementleri de içeriyor. Her geri dönüşünüzde bir öncekinden daha güçlü ve daha deneyimli olduğunuzdan bir süre sonra ustalaşıyorsunuz. Tahmini oyun süresi ise 4-5 saat civarı.

2-Brothers: A Tale of Two Sons

Starbreeze Studios tarafından geliştirilen oyun, hastalığa yakalanan babalarına tedavi bulmak için uzun bir yolculuğa çıkan iki kardeşin yolculuğunu anlatıyor. Oyun tek kişi oynanabildiği gibi iki kişi aynı ekran üzerinden de oynanabiliyor.

Oyunun en etkileyici yanlarından birisi çok kolay bir oynanabilirlikle oyuncuyu duygudan duyguya sürüklemesi. Bunu yaparken de en ufak bir diyalog veya konuşma kullanmaması da cabası. Karakterler kendi aralarında konuşurken ne demek istediklerini anlıyorsunuz fakat oyun bunu size sadece görsel anlatımla veriyor. Bunun yanında oyun içinde herhangi bir arayüz sistemi de bulunmuyor. Oyun boyunca karakterimiz ve onların dünyayla olan bağlantısıyla baş başa kalıyorsunuz. Zaten amacı hikaye anlatmak olan bir oyunda bu tarz tercihler oyunu daha da tadından yenmez hale getiriyor. Oynayacaklara şimdiden iyi oyunlar, siz siz olun kardeşinize hep sahip çıkın.

3-Firewatch

Hiç yaşadınız mı bilmiyorum? Hiç görmediğiniz, cismini bilmediğiniz birisine aşık oldunuz mu? Sadece konuşarak birisini sevdiniz mi? İşte Firewatch insana bu soruları sormasını sağlayan bir yapım. Böyle anlatınca romantik diziler gibi sanmayın sakın. Oyun, yerleşimden uzak bir ormanda orman yangını gözcüsü olarak işe başlayan Henry’nin hikayesini anlatıyor. Zorlu hayatından uzaklaşıp kafa dinlemek isteyen Henry, gözcü kulesindeki tek iletişim aracı olan telsizi kullanarak Delilah isimli bir kadından talimatlar almaya başlıyor ve hikayemiz de böyle başlıyor. Zamanla ikisinin sadece telsizle konuşarak gelişen ilişkisine tanık olurken bir yandan bir çeşit gizemli olayların arkasından koşarken buluyorsunuz kendinizi.

Geliştiriciliğini Campo Santo’nun yaptığı Firewatch, kendine has görsel tarzı ve hikaye anlatımıyla çoğu film ve diziye taş çıkartacak bir yapım. Son yıllarda çıkan walking simulator tarzı oyunlarının arasında kendisine güzel bir yer buluyor. İvedilikle gidip oynamanızı ve Henry’nin başına gelenleri bizzat deneyimlemenizi tavsiye ediyorum.

Paylaş.

Leave A Reply